Bir Yanılsamanın Geleceği / Sigmund Freud
‘Saldırganlık eğiliminin insanda kökensel, bağımsız içgüdüsel bir eğilim olduğu uruş noktasını kabul ediyorum, ve uygarlığın en güçlü engeli onda bulduğu görüşüne geri dönüyorum… Şimdi ekleyebiliriz ki, uygarlık tekil insan bireyleri, ondan sonra aileleri, daha sonra ırkları, halkları, ulusları daha büyük bir birliğe, insanlık birliğine kaynaştırmayı isteyen Eros’un hizmetindeki bir süreçtir. Bunun için olması gerektiğini bilmiyoruz; bu tam olarak Eros’un işidir. Bu insan kitlelerinin libidinal olarak birbirlerine bağlanmaları gerekecektir; yalnızca zorunluluk emek topluluğunun üstünlüğü onları birarada tutmayacaktır. Ama insanın doğal saldırganlık içgüdüsü, birinin herkese ve herkesin birine karşı düşmanlığı bu uygarlık izlencesinin karşısında durur. Bu saldırganlık içgüdüsü Eros’un yanında bulduğumuz ve dünya egemenliğini onunla paylaşan ölüm içgüdüsünün türevi ve başlıca temsilcisidir. Ve şimdi, sanırım, uygarlığın gelişiminin anlamını bundan böyle bizim için bulanık değldir. Bize, insan soyunun ortasında yer aldığı biçimiyle, Eros ve Ölü arasındaki, yaşam içgüdüsü ve ölüm içgüdüsü arasındaki kavgayı göstermelidir. Bu kavga genel olarak yaşamın özsel içeriğidir, ve bu nedenle ekinsel gelişim kısaca insan türünün yaşam kavgası olarak betimlenebilir. Ve Devlerin bu kavgasını çocuk bakıcılarımız Gökler üzerine ninni söylemekle yatıştırmaya çalışırlar.’
‘Bilimsel ruhun dünyasal konular karşısında belirli bir tavrı vardır; dinsel konular karşısında ise bir an durur, tereddüt eder, ama sonuçta bu konuda da eşiği aşar. Bu süreçte hiç duraklama yoktur; bilginin hazineleri ne kadar çok sayıda insana ulaşabilirse dinsel inançtan ayrılma o kadar yaygın olmakta, ilk önce dinin en modası geçmiş ve tartışma götürür uzantıları, ama sonra temel önermeleri de terkedilmektedir. Yalnızca Dayton’da ‘maymun davası’nı açan Amerikalılar, bu konuda tutarlı olduklarını ortaya koymuşlardır… ‘Uzun vadede hiçbir şey mantık ve deneyimine karşı koyamaz ve dinin bu ikisiyle olan çelişkisi de çok açık seçiktir… Biz bilimsel çalışma yoluyla dünya gerçeği hakkında, sayesinde gücümüzü artırabileceğimiz ve yaşamımızı düzenleyebileceğimiz bazı bilgiler kazanılmasının mümkün olduğuna inanıyoruz… Hayır, bizim bilimimiz yanılsama değildir. Ama bilimin bize veremediğini başka bir yerden alabileceğimizi sanmak, yanılsamanın ta kendisi olacaktır!’
Sigmund Freud
Bir Yanılsamanın Geleceği
The Future of an Illusion (Die Zukunft einer Illusion, 1927)
Düzelti: KaraGarga
Dil: Türkçe
Biçem: LIT
Boyut: 117KB
Alternatif Link: İNDİR





Yorum Yapın